Boğaz ağrısına karşı 10 etkili öneri!

Boğaz ağrısı, yaygın inanışın aksine hastalık değil; boğazda yanma ile kazınma hissi ve yutkunmayı engelleyebilecek derecede şiddetli ‘ağrı’ oluşturabilen hastalıkların bir belirtisi. Yaklaşık iki yıl öncesine dek boğaz ağrısı yapan hastalıklar arasında en sık viral üst solunum yolu enfeksiyonları görülürken, pandemi sürecinde ise ilk sırayı Covid-19 enfeksiyonu alıyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, pandemide Covid-19 virüsüne karşı alınan önlemlerin boğaz ağrısına yol açan diğer virüs ve bakterilerin de kişiden kişiye bulaşmasını önleyebildiğini belirterek, “En önemli kurallar ise mutlaka maske takmak, kalabalık ortamlara mümkün olduğunca girmemek ve bol bol su içmektir” dedi.

Özkarakaş, boğaz ağrısına yol açan bakteri ile virüslerden korunmanın ve boğaz ağrısını hafifletmenin kurallarını anlattı; önemli uyarılarda bulundu.

Boğaz ağrısına karşı dikkat etmeniz gereken en önemli kural, bol su içmek olmalı! Çünkü vücutta sıvı eksikliğinde azalan tükürük boğazda kurumaya, böylece ağrının artmasına neden oluyor. Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Ayrıca boğaz ağrısını azaltmak için alınan ilaçların birçoğu vücudu terletiyor. Terlemeyle daha fazla sıvı kaybedilmesi de ağrı yakınmasını artırıyor” diyerek, şöyle devam ediyor: “Xylitol içeren pastiller, ağız gargaraları, tuz ve veya karbonatlı suyla ağzın çalkalanması, boğaz ağrısına karşı ancak bir dereceye kadar yardımcı oluyor. Bol sıvı tüketmek ise bakteri ve virüslerin boğazda tutunmalarını önleyebiliyor. Meyve sularının kilo aldırma özellikleri nedeniyle sıvı olarak suyu tercih etmeniz de önem taşıyor. Boğazın daima nemli kalması için suyu sık ve yudum yudum içmeye dikkat edin.”

Covid-19 pandemisinde, ev dışı ortamlarda maske takmak artık ‘olmazsa olmazımız’ haline geldi. Maske takmak, ilerleyen yıllarda da, hava yoluyla bulaşan viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan korunmak adına alışkanlığımız olacak gibi görünüyor.

Dışardan eve geldiğinizde, yemek yemeden önce ve toplu taşıma araçları kullanımı sonrasında başta olmak üzere; sık aralıklarla, ellerinizi en az 20 saniye sabunla yıkamayı asla ihmal etmeyin. Sabun olmayan yerlerde; alkol bazlı dezenfektanları, geleneksel kolonya veya cilt için uygun olan diğer dezenfeksiyon sıvılarını kullanmayı alışkanlık haline getirin.

Özellikle çalışma ortamınızda masalar, kapı kolları, musluk açma kapatma kolları ve elektrik tuşları sık aralıklarla mutlaka sterilize edilmeli. Ayrıca her gün bilgisayarınızın klavyesini ve telefonlarınızı sterilize etmeyi unutmayın.

Yine bakteri ve virüslerin bulaşmalarını önlemek için bardak, çatal ve kaşıkları ortaklaşa kullanmamak da dikkat etmeniz gereken bir başka önemli korunma yöntemidir.

Bakteri ve virüslerin bulaşma riskine karşı ellerinizi yıkamadan; yüzünüze, özellikle de ağız ve gözlerinize dokunmayın!

Okullar, işyerleri, toplu taşıma araçları, her türlü kapalı toplanma alanları veya faaliyetleri de boğaz ağrısına yol açan ajanların bulaşmalarını kolaylaştırıyorlar. Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, “Virüs ve bakterilerin bulaşma riskine karşı, mecbur olmadıkça, kalabalık ortamlara girmemeniz, günümüzde en önemli korunma yöntemleri arasında yer alıyor” diyor.

Herhangi bir enfeksiyon olmasa bile sadece sigara içmek veya sigara dumanına pasif olarak maruz kalmak boğazda tahriş yaparak, ağrıya yol açabiliyor. Bu nedenle sigara içmeyin, içilen ortamlarda bulunmayın.

Boğaz ağrısından yakındığınızda kafein ve alkol içeren içeceklerden kaçınmanız gerekiyor, çünkü bu içecekler vücuttan su atılımına, bunun sonucunda da boğaz ağrısının artmasına neden oluyor.

Peki, bal boğaz ağrısını hafifletir mi? Sirke ile gargara yapmak fayda sağlar mı? Limon suyu boğaz ağrısını dindirir mi? Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, boğaz ağrısında toplumda yaygın olarak uygulanan bu yöntemlerin ve tüketilen besinlerin abartılmadığı sürece fayda sağlayabildiklerini belirtiyor. Ancak gereğinden fazla yapıldıklarında veya tüketildiklerinde sağlığı tehdit etmeleri de kaçınılmazdır” uyarısında bulunan Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, şöyle devam etti:

Elma sirkesi: Asidik yapısıyla boğazdaki mukusun parçalanmasına katkıda bulunarak, bakterilerin yayılmasını önleyebiliyor. Boğazınız ağrıdığında birkaç gün, sabah akşam gargara uygulaması şeklinde yapabilirsiniz. Ancak dikkat! Gereğinden fazla yapıldığında, yutulmasıyla birlikte mide mukozasında hasara ve ülsere, diş minesinde zayıflamaya neden olabiliyor.

Limon suyu: C vitamini ve antioksidanlar içeren limon suyu boğazda enfeksiyona karşı direnci artırmasının yanı sıra tükürük miktarını çoğaltarak mukoza zarlarının nemli kalmasına yardım edebiliyor. Ancak her gün içilen limon suyu kan sulandırıcı özelliği nedeniyle ilaçlarla birleşirse, kanamalara neden olabiliyor. Yine asidik olması diş minesinde zayıflamaya yol açabiliyor. Bu nedenle sirke gargarası gibi birkaç günden fazla tüketmeyin.

Bal: İçeriğindeki bağışıklığı artırıcı (propolis gibi) maddeler sayesinde, yutma sırasında bulaşmış olduğu boğazda yerel olarak bir noktaya kadar, enfeksiyona yol açan virüs ile bakterilerin çoğalmalarını yavaşlatabiliyor. Zencefil karıştırılmış bal da boğazda rahatlık hissi verebiliyor. Ancak fazla tüketilen bal kan şekerinin yükselmesine yol açabiliyor. Eğer diyabetiniz yoksa ağrı süresince tüketebilirsiniz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir